MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02/07/2018 tarih ve 2017/858-2018/411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı Şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinden para tahsil edilme anında ve sonrasında defalarca bizzat davalı şirket temsilcileri tarafından "parasını her istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği" taahhüdü ile belge karşılığında 50.000 DM para tahsil edildiğini, davacı gibi binlerce kişiden yurt özlemi ve dini duyguların sömürülerek para toplandığını, paranın geri ödenmesi yönündeki davacı talebinin reddedildiğini, davalıların bu şekilde müvekkilinden para toplamasının Bankalar Kanunu, TTK, SPK, BK ve diğer kanunların açık hükümlerine aykırı olduğunu, SPK'nın 31. ve 30. maddeleri uyarınca hisse senetlerinin izinsiz halka arz edildiğini, bu usulsüzlüklerin resmi raporlarda ifade edildiğini, para toplama işinin yasa dışı yollarla ve kuryelerle yapıldığını, ilgililer hakkında ceza soruşturması ve davalar bulunduğunu, makbuzla ya da ortaklık durum belgeleri ile müvekkilinin şirket ortağı olduğunun kabul edilemeyeceğini, davacıya hisse senedi tesliminin yapılmadığını, davalı ... Bayram ve yönetim kurulu üyelerinin diğer davalılar ile birlikte 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi ile sorumlu olduğunu, şirketler paravan olarak kullanıldığından, birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek, davalılara verilen 50.000 DM karşılığı 54.422,00 TL'nin şimdilik 7.500,00 TL’lık kısmının ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahiline, müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle, talebini yükseltmiş; birleşen davada ise, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kalan 43.117,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş; davacı ile davalı ... İnşaat Tarım A.Ş. arasında ortaklık ilişkisi olduğundan TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca hisselerin davalı şirket tarafından geri alınması ve hisse bedelinin davacıya iade edilmesinin mümkün olmadığını, davacının iradesi doğrultusunda payların ortaklık pay defterine kaydedildiğini, kâr payı dağıtılmadığı dönemde dava ikame edilerek ortak olmadığının ileri sürülmesinin iyiniyet kuralları, TTK hükümleri ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, davacı ile diğer davalılar arasında bir hukuki ilişki bulunmadığından bu davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, davalı şirketin SPK mevzuatına aykırı şekilde pay senedi ihdas etmediğini, aykırı olduğu kabul edilirse bile bu durumun hisse senedinin geçersizliğine neden olmayacağını, sadece cezai müeyyideyi gerektireceğini, ortaklık durum belgesi ve tahsilat makbuzu adlı belgenin davalıları bağlamadığını, davacının takip ettiği bedelin ortaklık defterindeki pay karşılığı ile uyuşmadığını, davalı ... Bayram'ın sorumlu olduğu iddiasının hukuki değerinin bulunmadığını, 6762 sayılı TTK'nın 336/5 maddesi gereği davacının bir zararının da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ıslah talebi ile ilgili davanın derdestliğini koruduğu, dava şartlarından olan bu hususun sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı, dava şartı yokluğu nedeniyle birleşen davanın usulden reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı ... Bayram yönünden asıl davanın kısmen kabulü kararı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden asıl davanın reddi kararı kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının reddine ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...yönünden ise davalı ... Bayram aleyhine hükmedilen miktarla mükerrer ödemeye yol açmamak kaydıyla 3.834,00 TL’nin davalı şirketten yasal faizi ile tahsiline, ıslah talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...’e yönelik birleşen ek davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, birleşen ek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile birleşen ek davada dava şartı olan derdestliğin zamanaşımı itirazından önce değerlendirilecek olmasına göre, davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 186,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.