MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/01/2017 tarih ve 2015/336 E. - 2017/3 K.
sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 12/10/2017 tarih ve 2017/750-2017/886 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2012/105725 sayılı “1878” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin başvuruya yaptığı itirazın, TPMK tarafından kabul edilerek başvurularının reddediğini, oysa müvekkilinin başvurusunun redde mesnet 2010/03398 nolu “KOMİLİ 1878’DEN BERİ” ibareli markadan görsel olarak farklı bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin 1996/020193 sayılı “1878” ibareli markasından ötürü “1878” ibaresi üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, buna rağmen iptali istenen TPMK ... kararında, 1996/020193 sayılı “1878” ibareli markayı kullanmama nedeniyle iptal davası açıldığı, ilk derece mahkemesinin davayı haklı bularak 1996/20193 nolu markayı iptal ettiği, bu şartlar altında ciddi bir iptal tehdidi altında bulunan başvuru sahibi adına önceden tescilli 1996/20193 sayılı markanın, başvuru için bir müktesep hak teşkil etmeyeceği kanaatine varıldığının belirtildiğini, kesinleşmiş bir mahkeme kararının olmadığının bilinmesine rağmen TPMK ... tarafından “iptal tehdidi altında bulunan" şeklinde hukuk dışı bir yorumda bulunulduğunu, müvekkilinin ticaret unvanında adı geçen aile üyesi ......li’nin dedesi...li...’ın, zeytinyağı üretimini ilk olarak 1878 yılında Midilli Adası'nın... Köyü'nde başlattığını, TPMK ...’nın davaya konu işbu kararının, yine aynı Kurul tarafından verilen 25.06.2015 tarih ve 2015-M-5764 sayılı kararı ile de çeliştiğini, müvekkilinin itiraza mestet markanın hükümsüzlüğü ile ilgili ... ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince görülen davanın derdest olduğunu da belirterek davalı TPMK ...'nın anılan kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkiline ait “Komili” markasının TPMK’nın özel/00161 sayı ile tanınmış marka olarak kayıt altına alındığını, müvekkilinin “1878” ve “Komili” ibareli pek çok seri markaların olduğunu, davacı adına tescili yapılan 1999/09314 sayılı “Komili”, 1998/19503 sayılı “Komili”, 1996/020193 sayılı “1878” markalarına karşı kullanmama sebebiyle iptal davalarının, ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/51 E. ve 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/92 E. nolu dosyalarında birleştirildiğini ve markaların iptaline karar verildiğini ve 1995 yılında devir edilen “Komili” ibareli markalarla ilgili bir hak talep etmesinin iyiniyetle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının kötüniyet iddiası bakımından herhangi bir delil sunmadığı, dava konusu markaların 29. sınıf yemeklik sıvı yağlar emtiaları bakımından aynı olduğu, marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğundan, dava konusu markalar arasında uyuşmazlık konusu bütün emtialar yönünden 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davalıya ait "KOMİLİ" ibareli markalarının tanınmış olduğu ancak dava konusu emtialar aynı olduğundan KHK’nın 8/4 maddesinde öngörülen şartların somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının dava konusu 1878 markası bakımından önceki tarihli 2012/105724 ve 96/020193 no'lu markalarının, 29. sınıf bakımından müktesep hak sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 18,40 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 28/03/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy