MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21/04/2016 gün ve 2014/81 - 2016/323 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/06/2018 gün ve 2016/11187 - 2018/4500 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %16,666 pay sahibi olduğunu, müvekkili dışındaki pay sahiplerinin şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin 3 Aralık 2013 tarihli 2012 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına katıldığını ve olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini tutanağa geçirttiğini, genel kurul toplantısının TTK m. 428 hükmüne uyulmadan gerçekleştirildiğini, yönetim kurulu faaliyet raporunun ve denetçi raporunun şirketin gerçek durumunu yansıtmadığını, müvekkilinin bilgi alma hakkının kısıtlandığını, şirket ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, yönetim kurulu üyeleri tarafından bir takım gerçek dışı ve usulsüz işlemin şirketin ticari defterlerine işlendiğini, 203.960 EURO’nun davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmiş gösterildiğini ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, yüksek miktarda kredi çekilerek yönetim kurulu üyelerine aktarıldığını, genel kurulun şirket bilanço, kar-zarar hesaplarının müzakeresi konulu 4 numaralı kararının iptalinin gerektiğini, davalı şirketin Maçka Suites Projesi kapsamında inşa edilen bir kısım konutlarını pay sahiplerinin yakınlarına emsal bedelin çok altında sattığını, bunun örtülü kazanç aktarımı olduğunu, diğer bir kısım taşınmazın da üçüncü kişilere emsal bedelinin altında satıldığını, finansal tabloların onaylanmasına dair kararın iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin dürüstlük kuralına aykırı olarak şirkete borçlandıklarını, şirket pay sahiplerinin kullanmış oldukları kredilerden dolayı şirkete herhangi bir faiz ödemesinde bulunmadıklarını, davalı şirketin kâr payı dağıtımından kaçınmasının usulsüz olduğunu, mevcut yönetim kurulunun tekrar seçilmiş olmalarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kabul edilen iç yönergenin toplantı öncesi müvekkili ile paylaşılmadığını ve toplantı sırasında müzakere edilmediğini ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul çağrısının usulsüz olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının vekili aracılığıyla temsil edildiği, usulsüzlük bulunsa bile sonuca etkisinin olmadığı, bilanço, kâr ve zarar hesapları geçmiş dönemde yönetim kurulu üyelerince yakınlarına piyasa fiyatlarının çok altında yapılan satışları içerdiği, taşınmazların % 50'ye varan oranda düşük fiyatla satıldığı, anılan işlemlerin yer aldığı hesapların dürüstlük kurallarına aykırı olduğu ve 4. maddenin iptali gerektiği, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin ibrasına ilişkin 5. maddenin de dürüstlük kurallarına aykırı şekilde şirketin mal varlığı kapsamındaki varlıkların rayiç bedellerinin çok altında satıldığından iptalinin gerektiği, diğer kararların iptal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin genel kurulunda alınan gündemin 4 ve 5. maddeleri kapsamındaki kararların iptaline, diğer taleplerin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Taraf vekilleri, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.