MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2016 tarih ve 2015/151 E. - 2016/127 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/07/2018 tarih ve 2017/754 E. - 2018/828 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın "Melis" markasının yanında adına tescilli bulunmayan "Acuka" ibaresini marka olarak kullandığını beyanla davacı şirket tarafından uzun zamandan beri kullanılagelen meşhur ve maruf hale getirilen, tanınmış “Acuka" markası-markalarının aynısını kullanmakla tecavüzde bulunan davalının iltibasa ve davacı şirketin zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, davalının "Acuka" ibaresini her türlü ticari faaliyetinde ve ürünleri üzerinde kullanmasının men'ine, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının "Acuka" ibaresini kendi markasına göre öne çıkarmadığı, tüketiciye bilgi verici mahiyette markanın yanında "Acuka", "Acuka fındıklı-cevizli", "Acuka acı-fındıklı-cevizli" versiyonlarıyla kullandığı, davacının markasında yer alan ve yardımcı unsur olarak nitelenmesi gereken "Acuka" üzerinde tekelci hak ve yetki ileri süremeyeceği, mal ve hizmetlerde hizmetin cinsini, türünü, özelliklerini ifade eden sözcüklerin tek kişinin marka tekeline bırakılmasının marka hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğu, dolayısıyla "Acuka" sözcüğünün markada tek başına esas unsur olamayacağı gibi anılan sos türünden kullananlar için ayırt edicilik taşımayacağı, bu nedenlerle davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin bulunmadığı gerekçesiyle sabit olmayan markaya tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy