MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti'nce verilen 11/05/2017 tarihli karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında görülüp sonuçlandırılan davada verilen 11.05.2017 tarihli Hakem Kurulu Kararı'nın usulüne uygun olmadığını ileri sürerek, davacı Kuruluş aleyhine olan kısımları bakımından iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunmuş, iptal koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; hakem kararlarının temyize tabi olması nedeniyle iptal davası açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenme tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK yürürlükte olup, Kanunun 516. vd. maddelerinde hakem kararlarının temyizinin kabil olduğu düzenlemesi yer alsa da; tahkim sürecinin başladığı tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiş ve 6100 sayılı HMK’nın 439. madde hükmünde hakem kararlarına karşı yalnızca mahkemede iptal davası açılabileceği ve iptal davası sonucunda verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca, İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nca ....04.2018 tarihinde 2016/... E. Sayılı dosyada “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.....2011 tarihinden önce yapılan tahkim sözleşmesi uyarınca icra edilen milli tahkim yargılaması kapsamında ve anılan tarihten sonra verilen hakem kararlarına karşı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 533. maddesinde düzenlenen temyiz yoluna değil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 439. maddesi uyarınca iptal davası yoluna gidileceği” yönünde karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, hakem heyeti kararlarının temyize tabi olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu tahkim şartını içeren sözleşme 30.06.1997 tarihinde düzenlenmiş olsa da tahkim yargılaması 27.01.2014 tarihinde başlamış olup; hakem heyeti kararı da 11.05.2017 tarihinde verilmiştir. Bu durumda mahkemece, anılan düzenlemeler ışığında hakem heyetince verilen karara karşı yalnızca iptal davası açılabileceği gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy