MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2015 tarih ve 2013/575-2015/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, ...Limanının 30/06/1997 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesine göre 30 yıl süreyle işletilmek üzere davalı ...ye devredildiğini, 20/02/1999 tarihinde meydana gelen doğal afet sonucu ...Liman Mendireğinin hasarlandığını, devir sözleşmesinin 17. maddesi hükmü gereğince oluşan hasarın onarımı faaliyetine eşit olarak katılımının talep edildiğini, davalı tarafın istenen ücretten sorumlu olmadığının tespiti istemiyle hakeme heyetine başvurduğunu, iki kişilik hakem heyeti tarafından yapılan yargılama sonucunda hasarın giderimi bakımından yapılan 14.147.982,22 TL'nin 955.000 TL'sinin onarım masrafları olduğu, kalan harcamanın yenileme harcaması olduğu, bu nedenle 447.500 TL bakımından sorumlu olduğuna karar verildiğini, kararının iki kişilik heyet tarafından verilmesinin HMK hükümlerine aykırılık oluşturduğunu, talep edilenden farklı bir karar verildiğini, yenileme masrafına ilişkin tespitin doğru olmadığını, ileri sürerek hakem kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada ihbar olunan birleşen davada davacı vekili, aynı gerekçelere istinaden hakem kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, işletme hakkı devir sözleşmesinin 37. maddesi hükmüne göre iki kişilik tahkim kurulunun oluşturulabileceğini, tahkim şartının da geçerli olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, HMK'nin 415. maddesinin emredici nitelikte olduğu, iki hakem tarafından oy birliğiyle karar verilmesinin tek sayıda hakem kuralına uyulmamasını gerektirmeyeceği, bu haliyle HMK 439/2-a ve b bentleri gereğince iki hakem tarafından verilen kararın geçersiz olduğu, gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile hakem kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Birleşen davada, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 08/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 20.10.2015 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi ibraz edildiği anlaşılmıştır. HUMK 432/4'ncü maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtayca da bu konuda bir karar verebileceğinden birleşen davada davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin ve asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin ve asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 16,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 8,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacıdan alınmasına, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy