MAHKEMESİ: İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2017 tarih ve 2015/85 Esas 2017/5 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 11/12/2017 tarih ve 2017/444-2017/1311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,6100 sayılı Kanunun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2008 yılında geliştirip “PERLA” markası ile satışa sunduğu dış mekan led aydınlatmalarına ilişkin tasarımının OHİM nezdinde 16/09/2008 tarihinden, TPMK nezdinde 2009/01213 numarası ile 16/03/2009 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, davalının müvekkilinin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu tasarımı izinsiz kullandığını, ayrıca tasarımın aynısını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2013/02460 numara ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin sektörde bilindiğini, davalıya gönderilen 24/10/2014 tarihli ihtarname ile haksız kullanıma son vermesinin ve tasarım tescilinden feragat etmesinin istenildiğini, ancak davalının kötü niyetli kullanıma devam edip, tescilden feragat etmediğini ileri sürerek davalının 2013/02460 tescil numaralı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olmaması ve kötü niyetle tescil edilmesi sebebi ile iptal ve hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu tasarımın pek çok ülkede farklı şirketlerce kullanıldığını, davacı firma ürünlerinden davanın açılması ile haberdar olunduğunu, tasarımlar arasında farklılar bulunduğunu, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsuru bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 2013/02460-1 çoklu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı firma adına kayıtlı 2013/02460-1 çoklu tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.