MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2016 tarih ve 2015/218 E. - 2016/489 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07/12/2017 tarih ve 2017/1122-2017/1114 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı kurum ve şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, "MAX" esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı tarafça yapılan 2013/63609 sayılı, 29, 30 ve 32 sınıf bir kısım mal ve hizmetlerde geçerli, "MAXIBIS" ibareli marka başvurusuna, müvekkili şirketçe yapılan itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2015-M-2432 sayılı kararının iptalini ve anılan marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının "MAX" esas unsurlu markaları ile davalıya ait başvuru konusu "MAXIBIS" ibareli marka arasında sescil benzerlik bulunduğu, taraf markalarını aynı anda gören ortalama tüketicinin markaları karıştırabileceği, markalar arasında, 29 ve 30. sınıfta yer alan tüm emtia ve 32. sınıfta yer alan benzer emtialar olan “Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar.” yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8/l-b anlamında halk nezdinde bir karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nın 2015/M-2432 sayılı kararının, 29 ve 30. sınıfta yer alan tüm emtialar ile 32. sınıfta yer alan "maden suları, kaynak suları, sofra tuzları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar" yönünden kısmen iptaline, 2013/63609 sayılı markanın 29 ve 30. sınıfta yer alan tüm emtialar ile 32. sınıfta yer alan "maden suları, kaynak suları, sofra tuzları, sodalar, sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar" yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı şirket ve kurum vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin verdiği kararda, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum ve şirket vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum ve şirket vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 10/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.