MAHKEMESİ:TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Tüketici Mahkemesince verilen 27/09/2018 tarih ve 2016/1022-2018/740 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Egebank A.Ş.'de bulunan hesabındaki mevduatın talep edilmesine rağmen off-shore hesabına aktarıldığını, İstanbul 34.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/99 esas ayılı dosyası ile hükme bağlanan ve İstanbul 37.İcra Müdürlüğü'nün 2013/13690 sayılı dosyası ile 20.06.2014 tarihinde tahsil edilen ana para faiz toplamından gelir vergisi kanunu gereğince alınan faizin vergisi düşüldükten sonra kalan tutar ile bilirkişi tarafından tespit edilecek zarar arasındaki farkın munzam zararını oluşturduğunu ileri sürerek, munzam zarar alacaklarının şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının herhangi bir munzam zararı oluşmadığı gibi huzurdaki davada munzam zarar talebinin koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Türk Borçlar Kanununun 122.maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan zararın ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından iddianın inanılır, kesin ve net delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6502 sayılı Yasa gereği davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.