MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2009 tarih ve 2007/360-2009/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 05., 29., 30. ve 32. emtia sınıflarında tescilli "ETİ FORM", "FORM" esas unsurlu tescilli markaların sahibi bulunduğunu, davalı şirketin 2006/01954 numaralı "LADEXFORM+şekil" ibareli tescil başvurusuna TPMK nezdinde itiraz ettiklerini, ancak itirazın TPMK YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, oysa "FORM" ibareli müvekkile ait markaların tanınmış marka olduğunu, müvekkili şirketin "FORM" ibareli markaları Türkiye'de ilk tescil ettiren firma olduğunu, "FORM" markasını ülke çapında tanınmış hale getirebilmek için çok büyük yatırımlar yaptıklarını, bu nedenle tescili istenen markanın müvekkiline ait “FORM” ibareli markalar ile iltibasa yol açacağını, müvekkiline ait markanın ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ve müvekkili şirketin itibarının yıpranacağını ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 11.09.2007 tarih ve 2007-M-5145 sayılı kararının iptali ile markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün tespiti ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili davaya cevap vermemiştir.
Davalı TPMK vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının itiraza dayanak yaptığı markalar ile davalı şirket başvurusu arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 8/4 maddeleri bağlamında tescile engel bir durum bulunmadığı ve iptali istenen TPMK YİDK kararında yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.