MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/03/2018 tarih ve 2016/431 E. - 2018/99 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/03/2019 tarih ve 2018/910 E. - 2019/296 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 1995 yılından itibaren yiyecek ve içecek hizmetlerinin sağlanması sektöründe faaliyet gösterdiğini, “Dedem Kebap" markasının 2001/11308 sayı ile tescil ettirildiğini, markanın davacıya 14.06.2011 tarihinde devredildiğini, davacının bu markayı kullanıp üne kavuşturduğunu, davacının aynı zamanda 2015/90056 sayılı "Dedem Sandwich" markasını da tescil ettirdiğini, davalı tarafın iş yerinde ve internet sitesinde davacıya ait markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olan "DEDEM SANDWİCH" ibaresini kendi tescilli markasıymış gibi kötü niyetle kullandığını ileri sürerek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, önlenmesine, kararın ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı markalarına herhangi bir tecavüzünün söz konusu olmadığını, "DEDEM" ibaresinin harcıalem bir kelime olduğunu, davalının bu ibareyi 1983 yılında kullanmaya başladığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli 2001/11308 sayılı "Dedem Kebap+şekil" ibareli markası bulunduğu, dosya kapsamından davalının 2004 yılından beri "DEDEM KEBAP" ibaresini kullandığı anlaşıldığından davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.