MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.12.2016 gün ve 2016/639 E. - 2016/823 K. sayılı kararı onayan Daire'nin 06.11.2018 gün ve 2017/1151 E. - 2018/6827 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen garanti sözleşmesinden dolayı müvekkili tarafından Hollanda Amsterdam Medeni Hukuk Mahkemesi'nde davalı aleyhine açılan alacak davasının 23 Haziran 2010 tarihinde kabul edildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de işlev kazanması için bu kararın tanınması gerektiğini ileri sürerek mezkur yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tanınması istenilen yabancı mahkeme kararının ülkemiz mevzuatına aykırı biçimde oluşturulduğunu, yabancı mahkeme tarafından yargılamanın müvekkilinin gıyabında yapıldığını ve müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, ayrıca yargılama sürecinde müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı vekilinin dosyaya ibraz ettiği davaya konu yabancı mahkeme kararının ve kararın kesinleşme şerhinin aslı ile apostil şerhli Türkçe tercümelerinden ve kararın davalıya tebliğ edildiğini gösterir tebligat parçasının aslı ile Türkçe tercümesinden, yabancı mahkeme kararının davalıya 21 Eylül 2010 tarihinde usulünce tebliğ edildiği ve 20 Ekim 2010 tarihinde kesinleştiği, MÖHUK'un 54/1'inci fıkrasının b, c ve ç bendindeki koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 48,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.