MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.03.2019 tarih ve 2019/37-2019/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı şirketin başta dayanıklı tüketim malları ve bunların üretiminde kullanılan yan malzemeler olmak üzere yaygın biçimde üretim ve satış faaliyetinin bulunduğunu, yurt dışında da sektörün büyük ve tanınmış kuruluşlarından olduğunu, "BEKO" esas ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "GEKO" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davacının itirazının YİDK kararı ile red edildiğini, markanın kullanılacağı mal ve hizmetlerin aynı/benzer olduğunu, davaya konu YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu iddia ederek YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili; kurum kararının yerinde olduğunu, markaların benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili; davalı şirketin dünya çapında yaklaşık 50 ülkede aktif işletmeye sahip olduğunu, dava konusu "Geko" markasının başta menşei ülkesi olmak üzere pek çok ülkede aktif olarak kullanıldığını ve tescil edildiğini, markların farklı emtialarda tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraf marka ibareleri dikkate alındığında davacının “BEKO” ibareleri markaları ile davalının ‘Geko’ ibareli markası arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olmadığı, tüketici kitlesinde firmalar arasında bir irtibat olduğu zannı doğurmayacak kadar markaların birbirinden farklılaştığı, markalar arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.