MAHKEMESİ: ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/71732 sayılı "MAXİCEP" ibareli marka için tescil başvurusu yaptığını, müvekkilinin tanınmış "CEP" ibareli ve bu ibareyi taşıyan seri markalarına dayanarak yaptığı itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, ancak başvuruya konu işaretin tescili halinde tüketiciler nezdinde iltibasın doğacağını, "MAXİ" ibaresinin markaya ayırdedicilik katmadığını, müvekkili markalarının ayırdediciliğinin zedeleneceğini, seri marka izleniminin verileceğini, davalı şirketin haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, TPMK YİDK'nın 2014/M-5598 sayılı kararının iptalini, 2011/71732 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, "CEP" ibaresinin cep telefonu olarak bilinen taşınılabilir telefon ürününü adlandırdığını, dava konusu markanın kapsadığı ürünler için ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, "MAXİ" ve "CEP" ibarelerinin bütün olarak algılanacağını, ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili, karşılaştırılan işaretlerin aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, "CEP" ibaresinin telekomünikasyon hizmetleri için jenerikleşmesiyle ve ancak eklerle ayırt edilebileceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamında yapılan yargılama sonucunda; davacının markaları ile davalının başvuru konusu olan işaret arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.