MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07/06/2016 gün ve 2015/1249 - 2016/424 sayılı kararı onayan Daire'nin 12/11/2018 gün ve 2017/788 - 2018/6927 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin birikimlerini davalı nezdinde açılan yatırım hesabında değerlendirdiğini, hisse senedi alım ve satım işlemleri ile davalı çalışanı ...’nun ilgilendiğini, 16.07.1999 tarihi itibariyle müvekkilinin 4.000 lot DOHOL hisse senedinin olduğuna ilişkin adı geçen çalışan tarafından müvekkiline belge verildiğini, ancak davalı nezdinde yapılan incelemelerde müvekkiline ait hiçbir hisse senedinin bulunmadığının bildirildiğini, davalı çalışanın usulsüz işlemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, asıl davada, müvekkili hesabında bulunması gereken hisse senetlerinden şimdilik 12.000,00 TL değerindeki hisselerinin aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini, birleşen davada ise 6400 lot DOHOL hisse senedinin bedeli olan 111.200,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 16/07/1999 tarihinden 18/10/1999 tarihine kadar davacının kendi hesabına yatırdığı paradan davalının ödemeleri düştükten sonra kalan ana paranın 5.946,52 TL olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davalı nezdindeki hesapta bulunan para ile hisse senedi alınmaması halinde paranın ne şekilde değerlendirileceği açıkça belirlenmemiş olduğundan davacının dava tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 5.946,52 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile davalıdan tahsiline, birleşen dava kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 151,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 954,90 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 02/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.