MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/11/2017 tarih ve 2016/396 E- 2017/1093 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/05/2019 tarih ve 2018/689 E- 2019/622 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede "yatırılan paraların istendiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği" garantisi ile para toplanıldığını, toplanılan paralara ilişkin başlangıçta makbuz verildiğini ancak daha sonra bu makbuzların alınarak yerine ortaklık durum belgesi, ortaklık ve hisse senedi takip formu ibareli belgelerin verildiğini, davalı tarafın bu eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti gibi suçlamalarla ceza davaları açıldığını, müvekkili tarafından yatırılan paranın iadesinin istenmesine rağmen paranın iade edilmediğini, davalı tarafça yapılan para toplama işleminin hukuka aykırı olduğunu, davalının basiretli iş adamı gibi davranmadığını, davalının eyleminin SPK mevzuatına aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketlerin ortağı olmadığını, taraflar arasında kanuna uygun surette kurulmuş bir ortaklık ilişkisi bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirketlerde hukuka uygun surette kurulmuş bir ortaklığının bulunmadığının tespiti ile müvekkilinden tahsil edilen 4.350,00 Euro'nun tahsil tarihi itibarıyla 3095 sayılı Kanunun 4/a.maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak Alman AG Wiesbaden Mahkemesinde .../10 numaralı dosyada görülen davaya ilişkin taraflarınca açılacak tenfiz davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı ile davalılardan Kombassan Holding A.Ş arasında herhangi bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığını, davacının hile, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, keza şirket ile ortaklar arasındaki davaların beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu sürenin de geçtiğini, davacının dayandığı ortaklık durum belgesi altındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığından müvekkillerini bağlamayacağını, davacının müvekkili şirketlere ödediği bir bedel bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin hisse senetlerini edinmek suretiyle müvekkili şirkette pay sahibi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın hak düşürücü süre ve zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı, davalı tarafça işbu dava açısından kesin hüküm teşkil edileceği savunulan yabancı mahkeme kararındaki dava sebebi ile işbu davadaki vakıa ve sebeplerin aynı olmaması sebebiyle yabancı mahkeme ilamının görülmekte olan davada kesin hüküm teşkil etmeyeceği, davadan önce temerrüdün gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Bera Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 2.102,00 Euro'nun TBK'nın 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden TL ile ödenmesi kaydıyla 02.06.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarından birinin 1 yıl vadeli Euro mevduat hesabına ödediği döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.05.2018 tarih 2017/21 E. 2018/269 K. sayılı dosyasında davacının Kombassan Holding A.Ş, davalının ... olduğu, Federal Almanya Cumhuriyeti Mainz Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesinin 89 C 147/12 sayılı dosyasında verilen 27.11.2012 tarihli kararın 5718 sayılı MÖHUK hükümlerince tanınması talebiyle açılan davada mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairelerinin 10.04.2019 tarih ve 2019/168 E., 2019/471 K. sayılı kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, tenfizi istenen Federal Almanya Cumhuriyeti Mainz Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesinin 89 C 147/12 kararında işbu davanın davacısı ... tarafından işbu davanın davalısı Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş. aleyhine mezkur davada ileri sürülen iddialar ile dayanılan hisse senetlerinin numaraları ve talep miktarının aynı olduğu, dava sonucunda mahkemece davanın Kombassan Holding A.Ş. yönünden reddine karar verildiği, kararın 30.06.2015 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı HMK'nın 114/1.i maddesi uyarınca kesin hükmün olumsuz dava şartlarından olduğu, Federal Almanya Cumhuriyeti Mainz Yerel (Sulh Hukuk) Mahkemesinin 89 C 147/12 sayılı kararının tenfizine ilişkin Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararın kesin hüküm teşkil ettiği ve bu durum gözetilerek karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince işin esasına girilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kabulüne, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.11.2017 tarih ve 2016/508 E. 2017/1096 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kesin hüküm nedeniyle HMK'nun 114/1.i ve 115/2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy