MAHKEMESİ: ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2016 tarih ve 2015/466 E- 2016/356 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/11/2018 tarih ve 2018/477 E- 2018/1185 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davacının "Lezzetin Efendisi Saitefendi Lezzetin Kısa Tarifi" ibaresinin marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, 2014/59632 numarası verilen başvuruya birleşen davalı tarafından 2008/52185, 2008/49509, 204232 sayılı ve "Sait Et Lokantası", "Kebapçı Sait", "Sait" ibareli markalara dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesince itiraz kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, ret kararına yaptıkları itirazın ise TPMK YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, ayrıca davacının "SAİT" ibareli tescilli markaları bulunduğunu ileri sürerek YİDK’in 2015-M-9419 sayılı kararının iptaline, marka başvurusunun davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davalının 1980 yılından beri "SAİT" ibareli markaları altında lokantacılık faaliyeti yürüttüğünü, ayrıca "www.saitiskender.com.tr" alan adının sahibi olduğunu, başvuru konusu ibare ile davalının redde mesnet markaları arasında benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, başvuru konusu ibare ile redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tamamı yönünden 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 52,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/12/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy