MAHKEMESİ: FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28/05/2019 tarih ve 2018/180-2019/267 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sekiz yılı aşkın bir süredir İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğünde solist, dramaturg ve rejisörlük görevlerinde bulunduğunu, davalının görevinde iken, kurumun diğer sanatçılarıyla birlikte İstanbul'u müziği ile tanıtmak amacıyla "Lirik Tarih" adı altında bir gösteri düzenlenmesinin kararlaştırıldığını ve belirli etkinliklerle gösterime sunulduğunu, davalının müvekkili tarafından görevlendirilen kişiler aleyhine "Lirik Tarih" adı altında yapılan gösterinin kendisine ait olduğunu iddia ederek tazminat davası açtığını, adı geçen eserin potbori niteliğinde olduğunu, işleme eser sayılması halinde bile, davalının müvekkili kurum çalışanı olması sebebiyle sahibinin müvekkili olması gerektiğini ileri sürerek, davalının eser sahipliğine dayalı olarak elde ettiği 30.000 USD’nin 22/03/2000 tarihinden itibaren yabancı para ile açılmış mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı kurumda önceleri solist sanatçı ve sonrasında rejisörlük yaptığını, müvekkilinin davacı kurum ile hiçbir zaman yaratıcı sanatçı olarak fikir ve sanat eseri üretmek için bir sözleşme yapmadığını, anılan eserin sadece müvekkiline değil aynı zamanda ...'a da ait olduğunu ve eserin işleme eser niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda bekletici mesele yapılan Kapatılan İstanbul 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 07/11/2013 tarih ve 2006/258 esas -2013/243 karar nolu ilamında, davaya konu “Lirik Tarih” isimli gösterinin, davalı ... ...’un uzun süreli çalışması ve birikimleri sonucu, bir çok farklı eserinin belli bir konsept içinde bir araya getirilmesi suretiyle oluşturulmuş bir işleme eser olduğu tespitine yer verildiği, somut olayda,
davalının davaya konu gösterinin düzenlendiği tarihte İstanbul Devlet Opera ve Bale Müdürlüğünü yaptığı, HABİTAT projesi kapsamında TOKİ koordinatörlüğünde düzenlenen toplantı ile opera eserinin özel türü niteliğinde olan gösterinin davalı tarafından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığı ve neticeten de gösterinin gerçekleştiği ancak davalının esere yapmış olduğu katkının salt o dönemde davacı bünyesinde çalışmış olması sebebiyle davacıya tazminat talep hakkı vermeyeceği zira eserin davalı, ... ve davalıya yardımcı olan bir ekip tarafından uzun süreli bir çalışmanın sonunda meydana getirildiği, eserin tek sahibinin davacı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı kurum bünyesinde memur statüsünde görev yapan davalının iş tanımında bu nitelikte bir eser yaratma görevi olduğunun ispat edilememiş olması karşısında 5846 sayılı FSEK'in 18/2. maddesinin somut olaya uygulanma kabiliyeti bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme hükmünün ONANMASINA, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.