MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 21/05/2019 tarih ve 2019/159-2019/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı TPMK ve davalı şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "TAÇ" ibaresini asıl veya tek unsur olarak barındıran çok sayıda markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TAÇ MUTFAKLARIN BAŞ TACI+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2010/67905 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazlarının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markalar arasında ayırtedilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkiline ait tanınmış markanın 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 hükümleri uyarınca korunması gerektiğini ileri sürerek, 2013/M-2467 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, görsel, işitsel ve anlamsal olarak başvuru konusu işaretler benzer ise de çekişmeli malların davacı markalarıyla ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer olmadığını, tanınmışlığın tescil engeli olması koşullarının gerçekleşmediğini ve başvuru sahibinin önceki markasının kazanılmış hak oluşturmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markaları ile müvekkili başvurusu arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kulanıldıkları emtia sınıfının da farklı olduğunu davacının ev tekstilinde tanınmış olduğunu iddia ettiği, oysa müvekkili markalarının da mutfak eşyaları ile züccaciyede tanındığını, önceki markalarının müktesep hak oluşturacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı adına siyah/ beyaz renk unsurları ile tescilli önceki marka "Dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle TAÇ" kelimesinden oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve beyaz tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan dava konusu başvurunun davacının "gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı TAÇ kelimesi" işaretini taşıyan tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nun 2013/M-2467 sayılı kararının iptaline ve 2010/67905 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı TPMK ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPMK ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 26/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.