MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/06/2019 tarih ve 2018/76-2019/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka müşterisi olduğunu, bankadan tarımsal kredi ile damlama kredisi kullandığını, kredilerin geri ödemelerinin sözleşmelere ve ilgili mevzuata uygun olarak yapılırken 31/12/2012 tarihinde damlama kredisi taksiti olarak davacı tarafından yatırılan 5.000,00 TL'nin hatalı bir işlem ile davalı kurumca herhangi bir taksit borcu olmayan tarımsal kredinin ana parasından mahsup edildiğini, bu yanlışlığın sonucu olarak damlama kredisi taksiti ödenmediğinden bahisle hesabın kat edildiğini ve icra takibinin yapıldığını, 187.598,69 TL olan kredi borçlarının ferileriyle ile birlekte 235.000,00 TL olarak tahsil edildiğini, gelişen süreç sonunda mağduriyetin giderilmesi ve sorunun çözümü amacıyla davalıya 04/03/2014 tarihinde ihtarname çekildiğini ancak davalının olumlu bir yaklaşım göstermediğini, müvekkilinin ticari ve sosyal hatırının zarar gördüğünü ileri sürerek, davalıdan 47.401,31 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla olay tarihinden itibaren işleyecek %18 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankaya karşı açılan davanın taraflar arasında akdedilmiş olan tarımsal kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemelerinin görev alanında bulunmamadığını, esasa ilişkin olarak da; davacıya damlama kredisi ve tarımsal kredi sözleşmesi olarak ayrı isimlerle kredi kulandırılmadığını, banka şubesinde tek bir hesabının bulunduğunu, davacı tarafın 31/12/2012 tarihinde 5.000 TL yatırdığını, ancak ödeme yapılırken damlama kredisi şeklinde herhangi bir kayıt veya açıklama belirtilmediğini, yatırılan 5.000,00 TL'nin paranın yatırıldığı gün sonunda sistem tarafından otomatik olarak davacının borcundan mahsup edildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda davacı tarafından yatırılan 5.000,00 TL'lik makbuzda herhangi bir açıklama bulunmadığı, ödemenin damlama/yağmurlama sulama kredisinin vadesinin önce olduğu, davacının yatırdığı 5.000,00 TL'nin düşümünün ardından 182.598,69 TL üzerinden takip yapılsaydı 24.474,09 TL faizin işlememiş olacağı gerekçesiyle, maddi tazminat davasının kabulü ile, 24.474,09 TL'nin 27.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin 6.000,00 TL'sinin feragat nedeniyle kalan kısmın ise sübut bulmadığından reddine, manevi tazminat talebinin sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.253.83 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 6502 sayılı Yasa'nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan alınan temyiz ilam harcı ile temyiz başvuru harcının iadesine, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy