MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 16/04/2019 tarih ve 2018/197-2019/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ev tekstili sektöründe tanınmış TAÇ markalarının sahibi olduğunu, davalıların bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TAC” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ye başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine yaptıkları itirazların YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvurunun emtia listesindeki mallar farklı dahi olsa, müvekkiline ait tanınmış markanın 556 sayılı KHK’nin 8/1-b ve 8/4 hükümleri uyarınca korunması gerektiğini ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirketler vekili, davalıların başvurusunun 01. sınıftaki malları kapsadığını, bu sınıfta davacının herhangi bir markası bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, başvuru kapsamındaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mallarla ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi itibariyle tamamen farklı olduğu ve benzer olduklarından söz edilemeyeceği, davacı markaların tanınmışlığının tekstil sektöründe olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nin 8/4 maddesi kapsamında davalı markasındaki malların tecsiline engel teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.