MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2017 tarih ve 2016/490 E- 2017/516 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 30/05/2019 tarih ve 2018/1252 E- 2019/663 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “BETA” esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin “BUTA RESORT+ŞEKİL” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere 2015/72056 sayısı başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalı markasının tescil edilmesinin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmaya sebebiyet vereceğini, markaların karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek, 2016-M-10408 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde davalı şirketin 2015/72056 sayılı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sahiplerinin Azerbaycan vatandaşı olup “BUTA” kelimesinin ülkelerinde yöresel bir anlam ifade ettiğini, davacının markaları ile benzerlik taşımadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “BUTA RESORT+ŞEKİL” ibareli marka kapsamındaki 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” bakımından davalı markası ile davacının “BETA” esas unsurlu 2014/21213, 2013/78180, 2013/78185, 2014/83958, 2014/39733, 2016/28733 sayılı markalar kapsamındaki 43. sınıf hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, marka işaretleri arasında benzerlik
bulunmadığından dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi olmadığı, davacıya ait “BETA” ibareli markalarının “çay” emtiasında bilindiği, taraf markaları arasında benzerlik olmadığından KHK 8/4 maddesinin somut olayda uygulanma imkanı olmadığı, 2016-M-10408 sayılı YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarının anlam olarak farklı olmasına rağmen davalı markasının anlamı yaygın olarak bilinmediğinden bu hususun markaya ayırt edicilik sağlamadığı, markalarda sadece “E” ve “U” harflerinin farklı olması nedeniyle aynı emtialarda kullanılmaları durumunda en azından idari, ticari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yanılgısına düşülmesi ihtimalinin olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasın somut olayda bulunduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.11.2017 tarih ve 2016/490 E. - 2017/516 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 2016-M-10408 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilmiş bulunan 2015/72056 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TMPK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TMPK alınmasına, 03/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy