MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2018 tarih ve 2016/260 E- 2018/15 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1221 E- 2019/636 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çok sayıda “STAR” ve “STARS” esas veya münhasır unsurlu markaları bulunduğunu, davalı şirketin dava konusu “ICESTAR” ibareli markasının resmi marka bülteninde ilan edilmesi üzerine, diğer davalı idare nezdinde yaptıkları itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, taraf markalarının bir bütün olarak ele alındığında taraf markaları arasında yazılış, okunuş ve görünüş itibariyle benzerlik bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, dava konusu markanın emtia listesinin müvekkili şirketin markaları ile aynı veya benzer mal/hizmetleri kapsadığını ileri sürerek, TPMK YİDK'nın 29.04.2016 tarihli ve 2016/M-4620 sayılı kararının 30.sınıf açısından iptali ile tescil halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, “Star” kelimesinin davacı tarafa ait bir kelime olmadığını, bilinen bir kelime olduğunu, markanın bütünselliği ilkesi gereği “ice” kelimesinin de asıl markanın önemli unsurlarından biri olduğunu, davacı şirkete ait “STARS” ile “STARAS” markalarının, başvuru konusu “ICESTAR” markasından tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia ,savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının "ICESTAR" ibareli başvuru markasıyla davacının "STAR" ve "STARS" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacı markalarında yer alan "ÜLKER" ibaresinin bir çatı markası olmakla davacının markalarının "STAR" ve "STARS" ibaresi olarak, davalı başvurusunda ise "ice" ibaresinin vurguyu göstermediği ve markanın "star" şeklinde ön plana çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davalının "icestar" başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "STAR" ve "STARS" ibare ve biçimli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki mallar ile davacının markasının kapsamındaki malların aynı olduğu, taraf markalarının idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı ve işletmesel kökenlerinin aynı olduğu konusunda ortalama düzeydeki tüketici kesiminde bir yanılgı yaşanabileceği, bu itibarla 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK'nun 29.04.2016 tarihli ve 2016/M-4620 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2014/106357 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğü ile sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı TPMK ve davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararı adı geçen davalı şirket vekiline 27/06/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 6100 sayılı HMK 361/1 maddesinde öngörülen iki haftalık temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz yoluna başvurulduğundan davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Davalı TPMK vekilinin temyiz istemi yönünden; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı TPMK vekilinin, temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TMPK'dan alınmasına, peşin harcın istek halinde diğer davalı şirket tarafına iadesinei 04/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.