MAHKEMESİ:ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/01/2018 tarih ve 2016/150 E- 2018/16 K. sayılı kararın davacı-karşı davalı temsilcisi ile davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 10/05/2019 tarih ve 2018/1069 E- 2019/560 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temsilcisi, temsilcisi olduğu şirketin "unident+şekil" ibareli 2014/96760 numaralı başvurusuna davalı gerçek kişinin "Uni-Dent Diş Merkezi+Şekil" ibareli markasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle vaki itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, bunun üzerine davalının başvurunun reddi istemiyle karara itiraz ettiğini, itirazı inceleyen YİDK'in itirazı kabul ederek müvekkili marka tescil başvurusunu 44.sınıftaki "tıbbi hizmetler" için reddettiğini, kararın haksız olduğunu, redde mesnet markanın ise diş protezi üreten laboratuvar ürünleri üzerinde kullanıldığını, yararlanıcılarının farklı olduğunu markalar arasında da iltibasa yol açacak benzerliğin olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-598 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, başvuru konusu işaret ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise; davacı karşı davalının işletmesinde müvekkilinin markasıyla iltibasa neden olacak derecede benzer tanıtım işaretini kullanarak marka tescilinden doğan haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesine, tecavüz konusu işareti taşıyan ürün ve reklam malzemelerinin toplanmasına, 100.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı karşı davalı temsilcisi, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada, redde mesnet "Uni-Dent Diş Merkezi+şekil" ibareli marka ile başvurunun "unident+şekil" ibareli markanın "unident" ibaresi itibareyle asıl ve ayırt edicilik taşıdıkları, ortalama tüketici ve yararlanıcı kitlesi üzerinde bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturmaya elverişli olduğu, redde mesnet markanın kullanılmamış olmasının itiraza mesnet gösterilmesine engel olmayacağı, başvuru konusu işaretin kullanılıyor olmasının başvurunun nispi ret nedeninden etkilenmeksizin tesciline olanak sağlamayacağından asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise; karşı davacının markasının asıl ve ayırt edici unsurunun Uni-Dent ibaresinden oluştuğu, karşı davalının da UniDent tanıtım işaretiyle ticari faaliyette bulunduğu, karşı davalının sunduğu hizmetin ağız ve diş sağlığı hizmetlerine ilişkin olduğu, karşı davacının markasının kapsamında bulunan ürünlerin de ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin sunumunda kullanılan işaret olduğu, karşı davalının kullanımlarının markasal nitelik taşıdığı ve davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığı, davacının zararının 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesi uyarıca belirlenmesini istediği, karşı davalının eylemlerinin 2013 yılından karşı dava tarihi olan 12.07.2016 tarihine kadar devam ettiği, bu süre zarfında iltibas yaratan işaretin kullanımı nedeniyle davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı TBK'nın m.50/II. maddesi hükümleri gözetilerek dava tarihine kadar gerçekleşen eylemler karşılığı maddî tazminatın takdiren 5.584,09.-TL olarak belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle karşı davanın kısmen kabulüne, davacı karşı davalının işletmesiyle iş ve tanıtım evrakında UNİDENT tanıtım işaretini kullanmasının davalı karşı davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğundan tecavüzün önlenmesine, tecavüz konusu işareti taşıyan ürün ve reklam malzemelerinin toplanmasına, 5.584,09 TL maddi tazminatın davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, hükmün ilanına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraflar istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, iltibas değerlendirmesinde markaların kapsamları esas alınacağından tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin varılan sonucu değiştirmeyeceği, öte yandan 556 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde markanın korunması için kullanılmasının şart olmadığı, tescilli olduğu sürece markanın korunacağı, karşı davanın uzatılmış cevap süresi içinde açıldığından süresinde bulunduğu, karşı dava yönünden karşı davacı adına tescilli markaya karşı davalı tarafından tecavüzde bulunulduğu, yine bu davada takdir edilen maddi tazminatın BK'nın 50. maddesi çerçevesinde hakkaniyete uygun olduğu, son olarak mahkemece takdir edilen vekalet ücretlerinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, mümeyyiz tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, karşı davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden karşı davacıdan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.