MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/03/2018 tarih ve 2016/295 E. - 2018/69 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/05/2019 tarih ve 2018/1224 E. - 2019/635 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı yanın BURSA DANIŞMANLIK ibareli markanın tescili amacıyla Türk Patent Enstitüsüne başvurduğunu, başvurunun bültende yayınlanması üzerine, başvuru markasının müvekkiline ait "BURSA PATENT" ibareli markası ile benzerlik göstermesi, "BURSA PATENT" ibaresinin tanınmış olması ve başvurunun kötü niyetli olması sebebiyle itiraz edildiğini, Markalar Dairesi ve YİDK'ya yapılan itirazların karıştırılma ihtimali bulunmadığı için itirazın reddine karar verildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek TPE YİDK'nın 2016-M-5136 sayılı kararının iptaline, tescil edilirse markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "BURSA DANIŞMANLIK" başvuru markasıyla davacının "BURSA PATENT+şekil" ibareli tescilli markası arasında 35. Sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konularla ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acenta hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri" ile 45. Sınıftaki "Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mükiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil)" yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, bu açıdan 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın bulunduğu, diğer hizmetler yönünden davacı tarafın önceye dayalı Sınai Mülkiyet hakkı bulunduğundan hükümsüzlük istemi yönünden 556 Sayılı KHK'nın 8/5 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'ya yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile TPMK'nın 2016-M-5136 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2014/111991 sayılı "BURSA DANIŞMANLIK" ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 35. Sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konularla ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acenta hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri" ile 45. Sınıftaki "Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mükiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahli)" yönünden YİDK kararının iptaline, dava konusu edilen 2014/119991 sayılı markanın hükümsüzlüğü yönünden açılan davanın ise kabulüne, 2014/111991 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, kötüniyetli yapılmadığı sürece başkalarının da aynı coğrafi yer adını farklı bir takım eklerle marka olarak tescil ettirmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle, davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ile ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy