MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2017 tarih ve 2015/350 E- 2017/474 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/07/2019 tarih ve 2018/1286 E- 2019/782 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, dava konusu markanın reddine mesnet olarak gösterilen 2012/79992 sayılı ve "ngvit" ibareli markanın TPMK nezdinde tescili sürecinde, müvekkilleri tarafından gerekli itirazların yapıldığını, söz konusu itirazların TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, TPMK YİDK tarafından reddedilen söz konusu kararın iptali ve 2012/79992 sayılı ve NGVİT ibareli markanın hükümsüz kılınması için Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2014/469 E. sayılı dosyası üzerinde dava ikame edildiğini, yukarıda sözü edilen davada mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, bilirkişi incelemesi neticesinde, ‘’TPMK YİDK tarafından verilen kararın yerinde olmadığı’’ şeklinde görüş oluşturulduğunu, müvekkili şirkete ait olan NG ibareli markaların seri marka olduğunu, müvekkillerinin eskiye dayalı kullanımından ve 35. sınıfa dâhil mal ve/veya hizmetlerde önceki tarihlerde tescilli bulunan markalarından kaynaklanan müktesep hakları nedeniyle, TPMK YİDK tarafından verilen kararın yerinde olmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2015-M–5545 sayılı kısmi ret kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu marka ile davacı tarafa ait markalar arasında mal ve/veya hizmet sınıfları bakımından benzerlik olduğunu, her iki markanın da 11. sınıfta yer alan mal ve/veya hizmetlerde yer aldığını, davacı tarafa ait markada yer alan ‘’MUTFAK MOBİLYALARI’’ ibaresinin tescili talep edilen mal ve/veya hizmet sınıfını simgelediğini, markadaki asıl unsurun ‘’NG’’ ibaresi olduğunu, davalı müvekkillerine ait olan NGVİT markasında yer alan ilk iki harfin, davacı markasında aynen yer aldığını, müktesep hak iddiasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK. vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça marka müracaatı yapılan "NG MUTFAK MOBİLYALARI" ibareli marka ile, TPMK YİDK tarafından verilen ret kararına mesnet olarak gösterilen "ngvit" ibareli markanın 11. sınıftaki emtiaları kapsadığı, davacı marka başvurusunun düz bir yazım tekniği "NG MUTFAK MOBİLYALARI" ibarelerinden oluştuğu, markada yer alan ‘’MUTFAK MOBİLYALARI’’ ibaresinin tescili talep edilen mal ve hizmetler yönünden cins, kalite, vasıf, fonksiyon ve amaç
bildiren bir ibare olması nedeniyle, ‘’NG’’ ibaresinin esas unsur olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafa ait tescilli markanın da ‘‘ngvit’’ ibarelerinden oluşmakta olup, başkaca kelime, şekil ve renk unsuru bulunmadığı, markada yer alan ‘’VİT’’ ibaresinin, ‘’VİTRİFİYE’’ sözcüğünün kısaltılması olduğu, davalı markasında da NG ibaresinin asıl unsur konumunda olduğu, davacı markası ile başvuru konusu işaretin bütün olarak bıraktığı izlenimin benzer olduğu, tescilli marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının itirazına mesnet markasının asli unsurunun "ngvit" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin doğrudan tanımlayıcı bir niteliği bulunmadığı, davacının başvurusunun "NG MUTFAK MOBİLYALARI" ibaresinden oluştuğu, fonetik açıdan yapılan karşılaştırmada, iki marka içinde bulunan "ng" ibaresinin telaffuzları benzer olmakla beraber, markalarda yer alan diğer unsurların, sesçil olarak markaları bir bütün halinde birbirlerinden ayrıldıkları, görsel açıdan davalının mesnet markası küçük harf ile bitişik halde yazılmış iken davacının başvurusunda "NG" ibaresinin ön plana çıktığı bu nedenle markalar arasında görsel olarak farklılık da bulunduğu, görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, markalar arasında yapılan incelemede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/12/2017 tarih ve 2015/350 E. - 2017/474 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, TPMK YİDK'nın 2015-M-5545 sayılı kısmi ret kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK'dan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy