MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 15/05/2019 tarih ve 2019/23-2019/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tanınmış, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33 ve 35-45. sınıf ürün ve hizmetleri içeren "BİM" ibareli markalar ile 1-1-45. sınıf ürünleri içeren "BİMDİ" ibareli markanın sahibi olduğunu, 1995 yılında tescil edilen ticaret unvanının ayırıcı unsurunun da BİM ibaresinden oluştuğunu, davalı tarafça 28.01.2014 tarihinde yapılan 2014/6975 sayılı, "biMEL" ibareli, 9, 16, 35/1-5+6 (9. ve 16. sınıf için), 41. ve 42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna, iltibas ve tanınmışlık vakıa ve hukuki sebeplerine dayanılarak yapılan itirazın Markalar Dairesince kabul edildiğini ancak davalı tarafça yapılan itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından kabul edilerek ret kararının kaldırıldığını, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek, TPMK YİDK’nın 28.08.2015 tarih ve 2015-M-8460 numaralı kararının iptalini, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, başvuru ile redde mesnet alınmaya çalışılan markaların kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetler itibariyle ortalama düzeydeki tüketicilerin davacı markalarıyla başvuru konusu işareti karıştırmasının mümkün olmadığını, başvurunun tescili halinde davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanmasının, onun itibarı ve ayırt edici karakterini zedelemesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin "biMEL" marka ve ticaret unvanını davacıdan daha önce 1984 yılından bu yana tescilli biçimde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, davacının markalarında bulunan BİM ibaresi ile davalının başvuru markasındaki "biMEL" ibaresinin ilk üç harflerinin ortak olduğu, davalının markasında bir kısım harflerin küçük harfle yazılmış olmasının durumu değiştirmeyeceği, davalının marka başvurusu “el” sesleri ile bitmekle birlikte markaların soldan sağa okunma ilkesi çerçevesinde markaların sesçil olarak benzediği, davalının dava konusu marka başvurusunda yer alan 09.sınıf “Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler. Metronomlar.” hariç tüm mallar yönünden, 35, 41, 42. sınıfların tamamı yönünden emtia benzerliği oluştuğu, BİM markasının tanınmışlığının somut olayda iltibası artıran bir etkisi bulunduğu, ancak somut olayda davalının dava konusu marka başvurusunda bulunan ve iltibas tehlikesinin dışında kalan 09.sınıf “Bilimsel amaçlı ve laboratuarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve laboratuarlarda kullanılan malzemeler. Metronomlar.” 16. sınıf “Tespihler” yönünden 556 sayılı KHK madde 8/4 koşullarının oluşmadığı, zira söz konusu mallar yönünden madde metninde belirtilen haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumların oluştuğuna dair bir ispat ya da veri de dosya kapsamında bulunmadığı, davalının dava konusu marka başvurusunun önceki tarihli markasının kapsamında yer alan 09 ve 16.sınıf malları kapsadığı, dolayısıyla sadece bu mallar yönünden sınırlı olarak müktesep hak koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, Türk Patent YİDK’nın 28.08.2015 tarih ve 2015-M-8460 sayılı kararı kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 28/08/2015 tarih 2015/M-8460 sayılı kararının, davaya konu 2014/06975 sayılı markanın 9. sınıfta tecsilli "bilimsel amaçlı ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları, göstergeler ve labaratuvarlarda kullanılan malzemeler. Metronomlar." ve müktesep hak nedeniyle 9. sınıf "makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar. Elektrik enerjisi iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları (elektrik, elektronikte kullanılan kablolar ve güç kaynakları; piller, aküler dahil) hariç tüm mallar, 16. sınıf "tesbihler " ve müktesep hak nedeneyile 16. sınıf büro makineleri" hariç tüm mallar, 35, 41, 42. sınıfların tamamı yönünden" davacının itirazının reddi yönünden iptaline, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden davaya konu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istekleri halinde aşağıda yazılı 34,40 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.