MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 12. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.05.2013 tarih ve 2012/381-2013/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin davacı ... şirketinin Fethiye acentesi, diğer davalıların ise şirketin doğmuş veya doğacak borçlarına ayrı ayrı 50.000.00.- YTL ile sınırlı müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, acentelik sözleşmesinin 17.11.2006 tarihli ihtarnameyle tek taraflı olarak feshedildiğini, 20.000.00.- TL teminat mektubunun paraya çevrildiğini, bakiye alacağın ödenmediğini ileri sürerek davalı gerçek kişilerin kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere 43.471.53.- YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketin taksitler halinde ödemesi kararlaştırılan sigorta bedellerinin ilk taksitini aldığını, kalan taksitlerin ise doğrudan sigorta şirketine ödenmesini sağlandığını, tüm poliçe miktarlarına göre davalı şirketin alacaklı olduğunu, davalının hakkı olan ilk taksit miktarının düşürülmediğini, yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, 20.000.- TL tutarında kesin teminat mektubunun nakde çevrildiğini ve davalının ödemeler yaptığını, yapılan ödemelerin alacak miktarından düşülmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava açıldığı tarih itibariyle davacının davalı şirketten 43.471,53 TL alacaklı olduğu, diğer davalıların kefil olmaları nedeni ile şirketin borçlarından sorumlu oldukları, sorumlu bulunan alacak miktarının kefalet limitinin altında kaldığı, dava açıldıktan sonra iptal edilen poliçeler, tahsil edilen prim ödemeleri, davalıdan tahsil edilen alacak nedeni ile davacı alacağının kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.