MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29/09/2017 gün ve 2017/4943 - 2017/4943 sayılı kararı onayan Daire'nin 19/06/2019 gün ve 2019/2078 - 2019/4643 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; davalı nezdinde Leasing All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan iş makinesinin 24.08.2016 tarihinde hasara uğradığını, davalı tarafın hasarın bir kısmının poliçe kapsamında olmadığı gerekçesiyle sigortalıya 30.189,85 TL ödeme yaptığını ancak iş makinesinde oluşan zararın 132.229,20 TL olduğunu ileri sürerek şimdilik 15.000.- TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 12.06.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 73.785,94 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 73.785,94 TL sigortalı iş makinesi hasarından oluşan tazminatın 05.11.2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; Sigortacılık Kanunu 30/16. maddesi gereğince hakemlerin görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeleri gerektiği, itiraza konu kararın tahkim süresi bittikten sonra 04.07.2017 tarihinde verildiği gerekçesiyle batıl olan Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, dosyada yetkileri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 92,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy