MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 30/04/2019 tarih ve 2018/88-2019/95 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 28/03/2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 7. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddelerinde yazılı yetkinin verildiğini ancak, maddenin oylaması sırasında usulsüzlük yapıldığını ve oylamaya katılmaya hakkı olmayan kişilerin oy kullandığını, anılan madde ile yönetim kuruluna yetki verilmesinin yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 28/03/2013 tarihli genel kurulun 7 no'lu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 23/03/2013 tarihli olağanüstü genel kurulun usul ve yasaya uygun yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bozmadan sonra alınan bilirkişi asıl ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 28/03/2013 tarihli olağanüstü genel kurula davacı şirket yetkilisinin katıldığı, ancak iptali istenen 7 numaralı maddeye ilişkin davacı şirket yetkilisi tarafından herhangi bir muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediği, CD görüntülerinde de muhalefetin tutanağa geçildiğine yahut geçilmek istenildiğine dair bir bulguya rastlanılmadığı, oylama görüşmesi esnasında karşı olunduğunun belirtildiği ancak oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında madde önerisine karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılmasının alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımayacağı, oylama öncesi peşin muhalefetin de kabul edilemeyeceği, dava şartı sayılan muhalefet şerhinin şekle uygun olarak sunulmadığı, bu durumda davacı şirket olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten durumunda olmadığından genel kurul kararının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy