MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.01.2018 gün ve 2017/8 E. - 2018/94 K. sayılı kararı bozan Daire'nin 15.05.2019 gün ve 2018/2099 E. - 2019/3784 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların dava dışı Umak Makine İmalat San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin hissedarı olduğunu, davacının dava dışı şirketteki mevcut 5.000,00TL bedelli hissesinin tamamını İstanbul 24. Noterliğinin 01/05/2008 tarih 05041 yevmiye no ile bütün aktif ve pasifi ile birlikte davalı ...'ya devir ve temlik ettiğini, şirkete dair hiçbir hak ve yükümlülüğünün kalmadığını, hisse devrinin ticaret sicilinde ilan edilmediğinden ve şirket malvarlığı bulunmadığından dava dışı şirketin kamuya olan borçlarının muhatabının davacı olduğunu, davacının dava dışı şirketin Vergi Dairesine 138.195,65 TL ve SGK'ya 242.319,39 TL olmak üzere yaklaşık 381.000,00 TL'nin ödenmesi sorumluluğu altına girdiğini, taksitler halinde yaklaşık 100.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 10/11/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 189.797,05 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, limited şirketlerde hisse devrinin noterden satış sözleşmesinin ticaret odasına kayıt ve tesciliyle ve TSG’de ilanı ile gerçekleşeceğini, noter işleminin kendi başına hukuki bir anlam ifade etmediğini, davacının diğer işlemleri yaptırmadığından halen şirket hissedarı ve ayrıca müdürü olduğunu, taraflar arasında kamuya ödenen borçların davalılarca ödeneceğine dair bir sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları, 6102 sayılı TTK’nın 598. maddesine göre şirket hisse devrinin TSG’de yayınlanması ile kesinleşeceği, tescil ve ilanı yapılmayan devirler tamamlanmamış işlemler olduğundan eski ortağın hissedar olmaya devam edeceği, bu nedenle davacının şirketteki ortaklığının devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının ortağı olduğu limited şirketin amme borcunu ödediği, hissesinden fazla yapılan ödemelerde davalıların sermaye payı oranında sorumlu oldukları gerekçesi ile 189.797,05 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen karar davalılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirketin kamu borçlarını ödediğini iddia eden ortağın, ödediği meblağın diğer ortaklardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin 15.05.2019 tarih 2018/2099 esas 2019/3784 sayılı ilamının 3. bendinde hükmün Yargıtay'ca bozulmasından sonra ıslah yapılamayacağından ıslah miktarının da nazara alınarak karar verilmesi bozma gerekçesi yapılmıştır. İfade edilen bozma gerekçesi temyiz incelemesinin yapıldığı 15.05.2019 karar tarihi itibariyle yerinde ise de, karar düzeltme yolu temyiz incelemesi sonrası devam eden kanun yolu olduğundan, karar düzeltme incelemesinin yapıldığı tarihte yürürlüğe girmiş olan 6100 sayılı HMK 177. maddesinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabileceği öngörülmüş olmakla, usul hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesi prensibi çerçevesinde anılan yasa hükmünün eldeki davalara da uygulanması gerekmekle, Dairemizin 23.06.2014 tarihli bozma ilamından sonra mahkemece yargılamaya devam olunup tahkikat tamamlandığından davacının ıslah hakkının bulunduğunun kabulü gerekir. Bu halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 15.05.2019 tarih 2018/2099 esas 2019/3784 sayılı ilamının 3. nolu bendinin bozma ilamından çıkarılmasına, bozma ilamının 4. nolu bendinin ise 3. nolu bent olarak yazılmasına, bozma ilamının sonuç kısmının da buna göre düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 15.05.2019 tarih 2018/2099 esas 2019/3784 sayılı ilamının 3. nolu bendinin bozma ilamından çıkarılmasına, bozma ilamının 4. nolu bendinin ise 3. nolu bent olarak yazılmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy