MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2018 tarih ve 2015/424 E.- 2018/109 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19/09/2019 tarih ve 2018/1359 E.- 2019/869 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2014/26345 sayılı ve "Kanî" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2003/19165 sayılı "KANZI" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın, davalı TPMK YİDK’nın 2015-M-8922 sayılı kararı ile kısmen kabul edildiğini, oysa markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğin olmadığını, başvuruda yer alan elma ve limon figürü ile markanın yazılış ayırt edicilik sağladığını “Kanî” ibareli markanın 29, 31, 32, 35. sınıflarda tescilinin istendiğini, davalı şirket markasının ise 31. sınıfta tescilli olduğunu ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin Hollanda menşeili bir şirket olduğunu, taze meyveler ürettiğini, bu ürünlerden biri olan kırmızı elmaların ise "KANZI" markası altında tüketicilere sunulduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, işitsel benzerliğin oldukça yüksek bulunduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan “tarım ürünleri, bahçecilik ve tohumlar” malları açısından, elma ve limon şekillerinin ayırt edici olduğunun düşünülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, “tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumlar” ürünleri gibi spesifik bir alanda, dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK’nm 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemece davacının başvurusunun kapsamından çıkarılan “tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumlar” mallarının, davalı şirketin itirazının dayandığı 2003/19165 sayılı "KANZI" ibareli markanın kapsamındaki "taze meyveler" emtiasıyla benzer olduğunun, içinde gıda mühendisinin de bulunduğu uzman bilirkişi heyeti incelemesi sonucu belirlenmesinde ve dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK’nm 8/1-b maddesi anlamında benzerlik olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy