MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19/09/2019 tarih ve 2019/232-2019/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı kurum vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “ATAPOL” ibaresini 36. sınıfta yer alan bir kısım hizmetler açısından marka olarak tescil ettirmek için davalı kurum nezdinde başvuruda bulunduğunu, 2013/101901 kod numarasını alan başvuruya davalı şirketin kendisine ait 2009/18333 numaralı “ ATAPOL YUVANIZIN ADRESİ” ibareli marka mesnet gösterilmek suretiyle itiraz edildiğini, itirazın nihai olarak YİDK tarafından kabul edildiğini ve başvurularının reddedildiğini ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, davacının marka başvurusu kapsamındaki emtia ile davalı şirketin mesnet markaları kapsamındaki emtia arasında aynılık veya benzerlik bulunduğundan 556 sayılı KHK m. 8/4 hükmünün uygulanma imkânının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının 36. sınıfta yer alan, “ Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler” bakımından iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı kurum vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı kurum vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı kurumdan alınmasına, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy