MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/09/2016 tarih ve 2016/204-2016/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı TPMK vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin "PINAR" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TAT PINARI+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’ye başvuruda bulunduğunu, 2010/45294 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkilleri tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmediğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davalı başvurusunun müvekkiline ait tanınmış "PINAR" ibareli markaları ile iltibas yaratacak derecede benzediğini, işitsel ve görsel olarak karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların kapsamlarında birebir aynı ürünler olduğunu, müvekkil markasının tanınmış marka olarak tescilli olması nedeniyle başvurunun farklı sınıflarda yapılmış olması halinde dahi reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek 2013-M-1091 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, davalı başvurusu ile davacıların markaları arasında işaret bakımından benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini, işaretler benzer olmadığından KHK 8/4 hükmü koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket dava dilekçesi ve duruşma davetiyesi tebliğ edildiği halde davaya cevap vermemiş duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve bozma ilamına göre; davanın kabulü ile, TPMK YİDK 2013-M-1091 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK'dan alınmasına, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.