MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/09/2018 tarih ve 2013/539 E.- 2018/1175 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/10/2019 tarih ve 2019/23 E.- 2019/1846 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ve müdür davalının dava dışı Benal Madencilik Ltd. Şti.'nin hissedarı olduğunu, davalının yetkisi bulunmadığı halde bir başka şirket ile rödevans sözleşmesi düzenlediğini, bu konuda alınmış bir ortaklar kurulu kararının bulunmadığını, sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, ayrıca davalının şirketi borç batağına soktuğunu ileri sürerek rödevans sözleşmesinin iptaline ve davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, limited şirketlerde ortaklıktan çıkarılma kararının ancak genel kurul kararı ile gerçekleşebileceğini, isteminin yasal dayanağının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, rödevans sözleşmesinin iptaline ilişkin açılan davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği, eldeki davanın şirket ortaklığından çıkarma istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesi uyarınca bir ortağın limited şirketten çıkarılmasına ilişkin davanın ancak şirket tarafından açılabileceği, somut olayda davacının şirket adına açtığı davanın bulunmadığı gerekçesiyle, aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy