MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2018 tarih ve 2017/343 E.- 2018/212 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 27/09/2019 tarih ve 2018/1384 E.- 2019/938 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "KAYALAR+şekil" ibareli, 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri snack-bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri... Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetlerini" içeren 31.12.2004/45472 (Tescil Tarihi: 30.12.2005) sayılı markanın sahibi olduğunu, ancak markayı ciddi biçimde kullanmadığını ileri sürerek, anılan markanın kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin ulusal bazda yayın yapan Yankı Dergisi ile Yankı Dostluk Platformu işletmelerinin imtiyaz sahibi olduğunu, şirket müdürü Yavuz Kaya'nın da Basın-Yayın Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı olduğunu, anılan derginin, platform ve cemiyet adına Ankara, İstanbul ve diğer şehirlerde yemek ve organizasyon toplantıları yaptığını, toplantılara siyaset ve devlet adamları, akademisyenler, üst düzey yargı mensupları, bürokratlar ve gazetecilerin şahit olduğunu, bunun için fatura kesilmesine ihtiyaç duyulmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca, yargılama konusu markayı anılan 43. sınıftaki hizmetler için kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, bir markayı kullanan ve ileride kullanmama sebebine dayalı iptal tehdidi ile karşılaşmak istemeyen basiretli tacir gibi hareket etmesi yasa gereği olan davalının, kullanıma ilişkin kanıtları özenle saklaması gerektiği, markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir hizmet sınıf için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerektiği, sunulan delillerden davalının markasını kullanarak yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti sunmadığı, düzenlediği yemek organizasyonlarında bu hizmetin başka işletmelerden temin olunduğu, 43. sınıf hizmetler bakımından markanın kullanımına işaret eden bir emareye rastlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının 31.12.2004/45472 (Tescil Tarihi: 30.12.2005) sayılı markasının 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self-servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, cafe hizmetleri, kantin hizmetleri kokteyl salonu hizmetleri snack-bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri... Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri" bakımından, 6769 sayılı SMK'nın 9, 26 ve Geçici 4. maddesi uyarınca iptaline ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip re'sen TPMK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesinde, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, 6769 sayılı SMK'nın 26. maddesi uyarınca da kullanmama nedeniyle markanın iptali yetkisinin Türk Patent Kurumu'na ait bulunduğu, ancak SMK'nın 192/1. maddesi uyarınca bu maddenin kanunun yayım tarihinden itibaren 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği, 6769 sayılı SMK'nın geçici 4. maddesi uyarınca, SMK'nın 26. maddesi yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılacağı, SMK'nın 9. maddesi gereğince davalının markasını kullanım külfetinin bulunduğu, davacının da tescilli markanın kapsamıyla aynı alanda ticari faaliyette bulunması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, kullanmama nedenine dayalı işbu davada yargılama konusu markayı kullandığını ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalı vekili tarafından sunulan fotoğraf albümünün markanın kullanıldığının ispatına elverişli olmadığı, zira resimlerden ve belgelerden davacı tarafça "KAYALAR" markası adı altında sunulan bir yemek hizmeti bulunduğunun anlaşılamadığı, davalı tarafça dava konusu markanın kullanıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/07/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy