MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/12/2018 tarih ve 2018/576-2018/638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan 255.000,00 TL kredi kullandığını, kredi ödeme planına göre 19.11.2014-2019 yılları arasında geri ödemenin planlandığını, kredinin müvekkili tarafından 19.02.2016 tarihinde tamamen ödendiğini, davalı banka tarafından erken kapama komisyonu adı altında 11.051,40 TL tahsil edildiğini, anılan bedelin haksız olduğunu ileri sürerek 11.051,40 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının tacir olduğunu, müvekkilinden ticari kredi kullandığını, kredi işlemlerinde komisyon, ücret ve masraf talep edilmesinin bankanın yasal hakkı olduğunu, kesintinin usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu kredi sözleşmesinin 1.4 maddesi uyarınca sözleşme tahtında kullandırılan her türlü kredinin taksitlerinden birinin veya bir kaçının ya da kredi tutarının tamamının veya bir kısmının vadesinden önce ödenmesi durumunda; müşteriden erken ödeme bakiyesinin %5'i oranında erken ödeme komisyonu tahsil edileceğinin düzenlendiği, davacının da anılan sözleşmeyi okuyup teslim aldığına dair el yazısını havi imzasının bulunuğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesi ve Merkez Bankasınca 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğ kapsamında kaldığı, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde erken ifa halinde indirim yapılabileceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olduğu da göz önüne alındığında adet gereği indirim yapılması gerektiğinin düşünülemeyeceği, davalının, anılan kanun ve tebliğ hükümlerine göre davacıdan erken kapama komisyonu talep edebileceği, davacının dava konusu krediyi ticari finansman amacıyla kullandığı, kredi sözleşmesindeki maddeler hakkında bilgilendirildiği, bu hususta yazılı beyanının bulunduğu, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğinden sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu kapsamında yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.