MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 10/10/2019 tarih ve 2011/778-2019/684 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının bir dönem müvekkil şirkette çalıştığını, şirketin muhasebe kayıtlarına göre 10.287.469.730 TL (yeni: 10.287,46-TL) ödünç para aldığını ve kendisine iki adet diz üstü bilgisayarın emanete iade edilmek üzere teslim edildiğini, daha sonra iş akdinin sona erdirildiğini, ödünç olarak verilen parayı ve diz üstü bilgisayarları iade etmediğini, kendisine iade etmesi hususunda ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmediğini, tahsili amacı ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı anonim şirketin kurucu ortağı olup, 04/06/2004 tarihli genel kuruluna kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığını, müvekkilinin davacı şirkete bir borcu olmadığını, dava konusu dizüstü bilgisayarın şirket çalışanı sıfatı ile değil şirket ortağı sıfatı verildiğini ve bilgisayarın kimliği belirsiz kişilerce çalındığını savunarak, davanın reddine, kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı yeni TTK'da, eski TTK'da ki 341. maddenin karşılığının olmadığı, dolayısıyla davacı tarafından eski 341. maddedeki gibi denetçi vasıtasıyla ya da denetçinin verdiği vekaletle dava açma zorunluluğu kaldırıldığından bu yöndeki 11. Hukuk Dairesi kararı değerlendirilmeye tabi tutulmadan; HMK'nın zaman bakımından uygulama başlıklı 448. maddesine göre usul hukuku bakımından bu kanun hükümlerinin henüz tamamlanmamış işlemlere de uygulanacak olması sebebiyle dava konusu uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanacak olması; bozmaya esas olan eski TTK madde 341'in de yeni 6102 sayılı TTK'da karşılığı olmadığından, HMK m.448 uygulamasıyla dava konusu uyuşmazlıkta eski m.341'in uygulamasına dair yer olmadığı tespitiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile iş avansı alacağı olarak 10.287,46 TL (10.287.469.730 eski TL), işlemiş faiz olarak 516,06 TL (516.014.541 eski TL) ve iki adet diz üstü bilgisayar bedeli olarak işlemiş faiziyle birlikte 4.795,16 TL (4.795.169.287 eski TL) olmak üzere toplam 15.598,70 TL ( 15.598.703.558 eski TL) alacağa yönelik olarak davalının takip dosyasına yapılan itirazının iptaliyle takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacının icra inkar tazminatı talebinin alacağın likid olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 6102 sayılı TTK m. 479/son uyarınca 26/05/2012 tarihli genel kurul toplantısında eski şirket yöneticisi davalı hakkında sorumluluk davası açılmasına dair alınan karara göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 799,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.