MAHKEMESİ: 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.02.2019 gün ve 2017/137 - 2019/41 sayılı kararı onayan Daire'nin 22/01/2020 gün ve 2019/2484 - 2020/680 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kalorifer emtiası ve benzeri ürün ve satış hizmetleri bakımından “ELAN BY KORLE” ibareli markayı TPMK nezdinde 2005/06712 numaralı tescil belgesiyle adına tescil ettirdiğini, davalıların müvekkili ile aynı alanda ticari faaliyet gösteren rakip firmanın bayiliğini yaptığını, davalıların işyerinde yapılan aramada müvekkile ait markaların izinsiz ve yasalara aykırı olarak kataloglarda kullanıldığının ve müvekkile ait markaları kullanarak satış yaptıklarının faturalarla tespit edildiğini, bu nedenle davalılar hakkında ceza davası açıldığını, davalıların müvekkilin tescilli markasıyla aynı veya ayırtedilemeyecek kadar benzer ibare altında taklit ürünleri satışa arz etmesi ve müvekkilinin tescilli markasıyla iltibas yaratacak derecede benzer ibareleri kullanmasının müvekkilinin 556 sayılı KHK’dan kaynaklanan haklarına açıkça tecavüz teşkil ettiğini, aynı zamanda TTK'nın 57/5.maddesine göre haksız rekabet fiilleri bulunduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün durdurulmasına ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının açmış olduğu davanın yalnızca markanın kullanılmasına ilişkin olduğunu, ürünler ve ürün tasarımlarına ilişkin olmadığını, yurt dışında tescil sahibi olan müvekkili ...'nin iyiniyetli olduğunu ve yurt dışında ortağı olduğu firmaya katalogları göndermek üzere işyerinde bulundurduğunu, müvekkilinin sipariş üzerine markası ve tasarımı kendisine ait ürünleri imal ettiğini, müvekkilinin ortağı olduğu şirketlerin yurt dışında olmasından yararlanarak davacının Türkiye’de marka tescili yaptığını, dava konusu markanın müvekkili ...’nin ortağı olduğu grup tarafından ilk defa öncelikli olarak kullanılmış ve tanıtılmış olduğunu, mağazasında kataloglarının bulunmuş olmasının maddi ve manevi tazminat için yeterli olmadığını, davacının bu eylem sonucunda oluşmuş bir zararının olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 03.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy