MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.10.2016 tarih ve 2014/146 E. - 2016/134 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.02.2020 tarih ve 2019/2998 E. - 2020/459 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2007/02519 sayılı patentin yeni olmadığını, müvekkili tarafından geliştirildiğini, müvekkilince oluşturulan buluşa ait bilgi ve tasarımların davalı tarafça ele geçirilerek 2007/02519 sayılı patentin tescilinin sağlandığını ileri sürerek patentin hükümsüzlüğüne ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, buluşun müvekkilince oluşturulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dosyaya ibraz edilen deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu değerlendirildiğinde davacı tarafından patente konu olan buluşun kendisine ait olduğuna ilişkin delil ibraz edilemediği, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu göz önüne alındığında davacının tescilli patentten haberdar olmasına rağmen tescil tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde gasba dayalı dava açmadığı, davalı tarafın kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamada eksiklik görülerek istinafta asıl ve ek rapor alındığı, tanık dinlenildiği, tüm yapılan inceleme sonucuna göre davacının delil olarak sunduğu kayıttaki tarihlerin gasp iddiasının ispatı yönünden güvenilir olmadığının anlaşıldığı, bu durumda davacı şirketin davaya konu patent konusu buluşun kendisine ait olduğunu ve kötü niyetle davalı tarafından kendi adına tescil ettirildiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, tahkikat yapılmış olması nedeniyle HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy