MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.07.2019 tarih ve 2017/358 E- 2019/206 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.02.2020 tarih ve 2020/120 E- 2020/152 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla kayyım atandığını ancak kararın bir süre sonra kaldırıldığını, kayyım atama kararının iptalinin ardından şirketin eski müdürü olan Halit Keleş tarafından temsil ve ilzam edildiğini, adı geçenin mal kaçırmak amacıyla şirkete ait 6 adet taşınmazı davalıya devrettiğini, işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davaya konu taşınmazların tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının yargılama sürecinde TMSF tarafından alınan kararla iptal edildiği ve tekrardan davacı şirket adına tescil edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy