MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 11.12.2019 tarih ve 2019/375-2019/459 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin "PINAR MADRAN SU" ibareli 32. sınıf ürünleri içeren tescilli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin tanınmış markasıyla iltibasa sebebiyet verecek biçimde 32. sınıf mallar yönünden "BİRDAĞ MADRAN+ŞEKİL " unsurlu marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru konusu ibare ile müvekkili markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, ayrıca başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7/1-f maddesi uyarınca yanıltıcılık taşıdığını, YİDK kararının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, söz konusu YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise davacı ... vekili, müvekkili kurumun 32. sınıfta ilki 1994/2199 sayılı olmak üzere çok sayıda “MADRAN” ibareli markasının bulunduğunu, halen de Madran dağından çıkan şişe suyunu pazarladığını, davalı şirketin ise “BİRDAG MADRAN” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, markanın davalı adına tescil olunmasının KHK’nın 7/1-f maddesi uyarınca yanıltıcı olacağını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, "MADRAN" ibaresinin su emtiası bakımından ünlü bir coğrafi yer adı olduğunu, herhangi bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin yanıltıcı nitelik de taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; "Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz)” malları yönünden, davalının daha önce MADRAN bölgesi suyu ile anılan malların üretimi veya bu nitelikteki malların pazarlanması faaliyetiyle uğraştığı veya böyle bir faaliyet izninin bulunduğu konusunda bir iddia ve ispatının bulunmaması karşısında, marka başvurusunun davalı şirket adına tescilinin KHK’nın 7/1-f maddesi uyarınca halkı yanıltıcı nitelikte olacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, dava konusu TPMK'nın 2015-M-3366 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2014/30548 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalılardan alınmasına, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.