MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.10.2018 tarih ve 2016/1125-2018/1040 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarında işlem yapmaya tek yetkili kişinin müvekkili Hasan olduğunu, müvekkili şirketin eski ortağı olan dava dışı ... tarafından sahte talimatlar ile müvekkillerinin hesaplarından çok sayıda işlem ile para çekildiğini, davalı banka çalışanı dava dışı ...’nun ... ile ortak hareket ettiğini, davalının özen yükümlüğüne aykırı hareket ederek müvekkillerinin hesaplarından usulsüz işlemler ile çekilen paralardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 384.202,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekilen paralardan davacıların haberdar olduğunu, bu paraların davacı şirket için kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların davalı banka nezdindeki hesaplarından 3 yıl boyunca toplam 124 işlem ile para çekildiği, bunlardan 64 adedindeki imzaların gerçek talimat sahibine ait olmadığı, şirket ortakları tarafından yapılan 05.08.2005 tarihli protokolle dava dışı Kamil’in yaptığı işlemler nedeniyle ibra edildiği, davanın bu protokol ve usulsüz işlemlerden 5,5 yıl sonra açıldığı, davacıların bu usulsüz işlemlerden sonra bankada işlem yaptıkları ve yapılan işlemlerden haberdar oldukları, buna göre para çekim işlemlerine davacıların icazet verdikleri; diğer yandan iddia edilen eylemlerle ilgili ceza mahkemesinde ilgililer hakkında açılan kamu davası sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonrasında davanın düşürülmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği; bu haliyle ilgililer hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.