MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.03.2020 tarih ve 2018/412 E. - 2020/129 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankadan, ikinci el araç satın almak için şirket adına kredi kullanıldığını, fakat vadesinden önce, kredi kullanımından birkaç gün sonra, 11.06.2013 tarihinde, 181.973,12 TL ödenerek borcun erken kapatıldığını, ancak kredi hesabı kapatılırken 9.000.-TL erken kapama komisyon bedelinin de tahsil edildiğini, bu tahsilatın haksız olduğunu belirterek, 11.06.2013 tarihinde haksız olarak tahsil edilen 9.000.-TL erken kapama komisyon bedelinin, bu tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte şirket adına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının tacir olduğunu, bu nedenle tüketicilerin korunmasına yönelik mevzuatın uygulanamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davadışı iki bankadan erken kapama komisyon oranlarının istendiği, bu oranların ortalamasının %3 olduğu ve buna göre davalı banka tarafından alınması gereken komisyon bedelinin 5.107,01 TL olduğu, ancak davacıdan tahsil edilen tutarın 9.000.-TL olduğu, aradaki fazla tahsilatın davacıya iadesinin gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, 4.088,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece hükmolunan gerekçeli kararın karar başlığında, davacı Can Petrol Ürünleri ve Nakliye Tic Ltd Şti. olmasına rağmen, şirketin temsilcisi olan ...'nın yazılması mahallinde düzeltilebilecek bir husus olup, bu husus bozma nedeni kabul edilmemiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı, temyize esas davada vekil ile temsil edilmediği halde, kabul edilen miktar bakımından davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirir ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca kararın davalı yararına aşağıdaki yazılı şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma kararı verilmesine YER OLMADIĞINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının hüküm kısmının 5. bendinin tamamen çıkarılarak, hükmün bu şekliyle davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.