MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.05.2013 tarih ve 2012/116 E. - 2013/99 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davadışı borçluya karşı Gaziosmanpaşa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/6325 esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, bu takip kapsamında, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 89/1 hükmü gereğince, davacı bankaya davalı alacaklı tarafından birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, davacının tebliğden itibaren süresi içinde davadışı borçlunun banka hesaplarında mevduat değeri olduğunu, ancak davacı bankanın rehin, takas ve mahsup haklarından sonra gelmek üzere ihbarnamenin işlendiğinin bildirildiğini, fakat cevabın sehven yanlış icra müdürlüğüne hitaben yazıldığını, bunun üzerine davalı tarafından ikinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, ancak süresi içinde yapılan itirazın icra dosyasına girmediğini ve son olarak davalı tarafından üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilerek, 14.461,41 TL’nin davacı banka zimmetinde sayıldığının bildirildiğini belirterek Gaziosmanpaşa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/6325 esas sayılı dosyasından davacı banka şubesine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesi nedeniyle davalıya 14.468,48 TL borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haciz ihbarnamesine karşılık cevabını yanlış icra müdürlüğüne hitaben yazmasının kendi hatası olduğunu, davalıya yüklenecek bir kusurun olmadığını, icra hukuk mahkemesince davacı bankanın talebi üzerine birinci haciz ihbarnamesinin iptaline karar verildiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davayı kabul ettiklerini, ancak davanın açılmasında davalının kusuru olmadığını, bu nedenle vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya göre, davacının ikinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz ettiği, muhabere ile gelen itiraz evrakının icra müdürlüğünde görevli memura teslim edildiği, buna rağmen üçüncü haciz ihbarnamesini gönderen davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tebliğ edilen ikinci haciz ihbarnamesine yasal süre içerisinde itirazda bulunan, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.