MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.04.2018 tarih ve 2015/411 E- 2018/274 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.06.2019 tarih ve 2018/2486 E- 2019/1041 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının, yargılama sırasında ölen bononun keşidecisi ...'ın oğlu olduğunu, davalının babası ...'dan zorla 2 adet 40.000,00TL bedelli bono aldığını belirterek, davacıların bu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,taraflar arasında 05.05.2015 tarihinde yapılan mirastan feragat sözleşmesini dava konusu iki adet bono karşılığında yapıldığını, tarafların yüksek miktar tutan harçtan kaçmak için bonoları sözleşmeye eklemediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki mirastan feragat sözleşmesinin ivazsız yapıldığı, davalı tarafın söz konusu bonoların sözleşme karşılığında yapıldığını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davalının takip konusu bonoların taraflar arasında imzalanan mirastan feragat sözleşmesinin karşılığı olarak alındığı iddiasına karşılık 05.05.2015 tarihli noter tarafından düzenlenen mirastan feragat sözleşmesinin ivazsız olarak yapıldığı, bu durumda davalı taraf söz konusu bonoların sözleşmenin karşılığı yani ivaz olarak verildiğini yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, ancak davalı tarafça bu yönde herhangi bir delil sunulmadığı, mahkemece davanın kabulüne ilişkin kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.098,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy