MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Niksar Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.12.2018 tarih ve 2006/286 E- 2018/972 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.06.2019 tarih ve 2019/774 E- 2019/779 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar aleyhine davalı banka tarafından genel kredi sözleşmesine dayanarak takip başlatıldığı, takip sonrası gerek kefiller gerekse davacılar tarafından ödemeler yapıldığını, ancak davalının takibe devam ederek davacının şirket hissesine haciz konulduğunu, davacıların davalı bankaya borcu bulunmadığını belirterek borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 02.02.2018 tarihli dilekçesi ile takip dosyası ile davacının şirket hissesinin satışının yapılarak parasının davalıya ödendiğini belirterek davaya istirdat davası olarak devam etmek istediklerini ve dava değerinin 107.621 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan genel kredi sözleşmelerine istinaden kullanılan kredilerin tahsili amacıyla takip başlatıldığını, davacıların iddialarında haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere vebenimsenen bilirkişi raporuna göre; Niksar İcra Müdürlüğünün 2004/474 Esas sayılı dosyasına yapılan ödeme tarihleri dikkate alındığında 11.584,43 TL'nin 31/12/2001 tarihinden önce ödendiği, davanın ise 2006 yılında açıldığı anlaşılmakla bu kısım yönünden hak düşürücü bir yıllık sürenin geçtiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu ödemelere ilişkin istirdat talebinin reddi gerektiği, 96.036,00 TL ödemenin ise 06.08.2008 tarihinde dava açıldıktan sonra gerçekleştiği anlaşılmakla bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının kredi sözleşmesi kapsamındaki borcunun kefillerle yapılan mutabakat neticesinde haricen tahsil edilerek dosya alacağının sona ermesine rağmen icra dosyasının 5 yıl sonra yenilenerek takibe devam edilmesinde bankanın haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacılar aleyhine yapılan takibe ilişkin 1999/9 sayılı icra takip dosyasının yenilenmesi üzerine 2004/474 sayılı icra takip dosyası devam ederken bu takip dosyasından dolayı menfi tespit davası açıldığı, İİK.'nun 72. maddesi gereğince menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşebileceği, icra takip dosyasının yenilenmediği aşamada taraflar arasındaki protokol hükümlerine göre yapılan ödemeler sonucunda davacıların bankaya borcunun kalmadığı, ancak yenilenerek 2004/474 numarasını alan icra takip dosyasında dava dışı ...Kireç Sanayi A.Ş.'deki hisse senetleri satılarak bu icra takip dosyasına konu borcunda kapatıldığı, davalı bankanın satış sonucunda elde ettiği miktarın tahsil edilen harçlar sonucu daha düşük olmasının davacının uğradığı zararı değiştirmeyeceği, bu nedenle davalının istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, davacının 1999/9 sayılı icra takip dosyasına yaptığı ödeme tarihleri göz önüne alındığında davacının da istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.915,81 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
03/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.