MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.02.2018 tarih ve 2017/755 E- 2018/67 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.07.2019 tarih ve 2018/941 E- 2019/952 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında alt kira sözleşmesi olduğunu, davalıya sözleşme çerçevesinde teminat mektubu verildiğini, bunun dışında davalıya kira bedeline mahsuben çekler verildiğini, davalının teminat mektubunu nakde çevirerek kira bedelini tahsil etmesine rağmen bedelsiz kalan çeklerden birini takibe konu ettiğini ileri sürerek, çeklerden dolayı davacının borcunun bulunmadığının tespitini, çeke dayalı yapılan takibin iptalini, bankanın çekler için ödeyeceği zorunlu karşılık bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, taraflar arasında franchise sözleşmesi ve buna bağlı alt kira sözleşmesi yapıldığını, davacının davalıya royalty ücretinden ve cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunduğunu, davalının alacağının devam ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı temsilcisi, davalının davacı aleyhine takip yaptığını, takip sırasında davacının işyerinde yapılan fiili haciz esnasında davacının maddi zararının oluştuğunu, müşteriler önünde yapılan haciz nedeniyle işyerinin itibarının sarsıldığını, davacının manevi zarara uğradığını ileri sürerek maddi ve manevi zararın davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, dava konusu haciz işlemi sırasında davacı aleyhine haksız fiil ika edilmediğini, işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, tarafların defterlerindeki cari hesap kayıtlarının birbirini teyit ettiği, dava konusu çeklerin ve davalıya verilen teminat mektubunun defterlere kaydedildiği ve davacı borcundan mahsup edildiği, davacının davalıya borçlu olduğu ve bu miktarın içinde dava konusu çeklerin bulunduğu, bankadan tahsil edilen çek zorunlu karşılık bedelinin davacı borcundan mahsup edildiği, birleşen davada talep edilen tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında franchising sözleşmesi bulunduğu, tarafların incelenen defterlerinde cari hesap farkının bulunmadığı, dava konusu çek ile teminat mektubu arasında ilişki bulunmadığı, çekin bedelsiz olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, bankadan tahsil edilen zorunlu karşılık bedelinin davacının borcundan mahsup edildiği, davacının cari hesap nedeniyle borcunun devam ettiği, birleşen dava yönünden yapılan incelemede, davalının geçerli bir icra takibi yaptığı ve haczin davacı borçluyu izaç için yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalar yönünden yapılan istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davada yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dava yönünden davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 29,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 03.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy