MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07/11/2018 tarih ve 2018/292-2018/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların dava dışı Haydar İnan’ın bankadan kullandığı kart ve kredilere kefil olduklarını, aynı hesaba bağlı 3 adet üretici kartı borcundan dolayı 3 ayrı icra takibi başlatıldığını, açılan bu takiplere kefil olan davalılar tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişler, duruşmadaki beyanlarında davacı bankadan bağkur yapılanması için borç kredi kullandıklarını, üçünün birbirlerine kefil olduklarını, bu borçların ödendiğini ancak Haydar İnan’ın üretici kart aldığını, aldığı bu kredi kartı için kefil olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 05/06/2018 tarih, 2016/18250 Esas, 2018/3205 Karar sayılı ilamı ile “Somut olayda mahkemece HMK'nın 184/2. maddesi uyarınca tahkikatın bittiği taraflara tefhim edilmediği gibi 186/1. maddesi uyarınca sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir. Bu hususlar aynı Kanunun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek nitelikte olduğundan hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, tarafların HMK'nın 186/1. maddesi uyarınca sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip davet edildiği, davacı tarafın sunduğu genel kredi sözleşmesi içeriğinin üretici kartı kapsamadığı, kefaletnamenin genel kredi sözleşmesine istinaden düzenlendiği kabul edilse bile genel kredi sözleşmesinin üretici kartı kapsamaması nedeniyle davalıların davaya konu üretici kart nedeni ile kefil olarak sorumluluklarının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy