MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12.03.2019 tarih ve 2017/507 E. - 2019/67 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.08.2019 tarih ve 2019/2687 E. - 2019/2651 K. sayılı ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tanınmış “POLO” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bir çok ülkede anılan markaları, TPMK nezdinde de "POLO" esas unsurlu ve Polo oynayan oyuncu figürünün yer aldığı markalarının tescilli olduğunu, davalının 09,14. ve 18. sınıflarda tescil ettirdiği "POLO EXCHANGE" markasının davacının markaları ile karışıklığa neden olacak derecede benzer olduğunu, aynı sınıflarda tescil edildiğini, markanın esas unsurunun "POLO" olduğunu, müvekkilinin 6769 sayılı SMK’nın 6/6 maddesi uyarınca da hak sahibi olduğunu, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2013/99629 numaralı "POLO EXCHANGE"ibareli markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf yargılama sırasında cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının markasında yer alan "EXCHANGE" ibaresinin tali nitelikte olup markanın asıl unsurunun "POLO" ibaresi olduğu, davacının aynı sınıflarda tescilli ve esas unsuru "POLO" olan markalarının davalının markasından daha önce tescil edildikleri, her iki taraf markalarının esas unsuru olan "POLO" ibaresinin birebir aynı olduğu, markaların tescilli oldukları sınıflardaki mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin ortalama tüketici kitlesi oldukları, bu nedenle davalının markasını davacının tüm dünyada tanınan ve bilinen markaları ile ilişkilendirme ihtimallerinin mevcut olduğu, bu nedenlerle SMK'nIn 25. maddesinde tanımlanan hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, ancak dava konusu markanın 14. sınıftaki mal ve hizmetler için dava dışı bir şirkete devredilmesi nedeniyle bu mal ve hizmetler için davalının taraf sıfatının kalmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2013/99629 sayılı "POLO EXCHANGE" ibareli markanın 09 ve 18.sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, aynı markanın 14.sınıf için hükümsüzlüğü talebi ile ilgili açılan davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince verilen 02.08.2019 tarihli kararla davalı vekilinin istinaf başvurusunun; davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğine yönelik çıkartılan ilk tebligatın 10.05.2017 tarihinde tanınmama nedeniyle iade edildiği, sicil kayıtlarına göre ise davalı şirketin adres değişikliğinin 21.11.2017 tarihinde bildirdiği, ilk tebligatın çıkartıldığı 10.05.2017 tarihinde tescilli adresinin halen Şerifali Mah.... Sk. No:... Ümraniye/İstanbul adresi olduğu, davalı şirketin adres değişikliğini Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre hemen değil, ilk tebligatın çıkartıldığı tarihten yaklaşık 6 ay sonra Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirdiği, yapılan tebligatların Tebligat Kanununun 35. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesince verilen ek kararın usul ve esas bakımından kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesine dair verilen 02.08.2019 tarihli ek kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilince anılan ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy